Ana Sayfa | Yaz?lar? takip   et | Yorumlar?   et

kaç yaşında emekli olurum

15 Ağustos 2011 Pazartesi

SSK'dan ne zaman emekli olacağınızı öğrenmek için aşağıdaki like tıklayınız, ayrıca aşağıdaki tablodanda emekliliğinizi hesaplayabilirsiniz.
SSK Ne Zaman Emekli Olabilirim

SSK Prim ve günlerinizi görmek için aşağıdaki linke tıklayınız, Sorgulamayı tc kimli no veya ssk sicil no ile yapabilirsiniz.
SSK Hizmet Dökümü

Bağkurdan ne zaman emekli olacağınız öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
Bağkur ne zaman emekli olabilirim

Bağkur hizmet gün veya primlerinizi öğrenmek için aşağıdaki like tıklayınız, Sorgulama yapmak için bağkur sicil no veya tc kimlik nosu gereklidir.
Bağkur Hizmet Dökümü

Emekli Sandığından ne zaman emekli olacağınızı öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
Emekli Sandığı Ne zaman emekli olabilirim
Emekli Sandığı Hizmet Dökümü


ssk ne zaman emekli olabilirim sorusuna yanıt için aşağıdaki tablomuzdan yararlanabilirsiniz.


Ssk'dan emekli olabilmeniz için 3 şartında yerine gelmesi gerekir


1.Tamamlamanız gereken sigortalılık süresi (Hizmet Yılı)
2.Tamamlamanız gereken yaş
3.Tamamlamanız gereken prim


Aşağıdaki tablolardan kadın ve erkeklerin "ne zaman emekli olabilirim" sorusuna cevap bulabilirsiniz



Ayrıca SSK Emekllilik İşlemleri için sitemizden aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz

SSK Dan emeklilik için;

Eğer halen bir işyerinde çalışıyorsanız aşağıdaki formu işyerinin doldurup bağlı bulunduğu müdürlüğe vermesi gereklidir.

Sigortalı Hesap Fişi



Emekli Olacak Kişinin Dolduracağı belge

Tahsis Talep Beyan ve Taahhüt Belgesi


Gerekli olan diğer evraklar

1.Vukuatlı nufuskayıt örneği

2.Fotoğraf

3.Emeklilik Başvuru dilekcesi



SSK’na Göre Normal Şartlarla Emekli Olacak ERKEKLER İçin Hesaplama Tablosu



Erkek Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı
İşe Başlama Tarihi Tamamlaması gereken sigortalılık süresi Tamamlaması gereken yaş Tamamlaması gereken prim ödeme süresi
08.09.1976 ve daha öncesi 25 Yok 5000
09.09.1976-23.05.1979 25 44 5000
24.05.1979-23.11.1980 25 45 5000
24.11.1980-23.05.1982 25 46 5075
24.05.1982-23.11.1983 25 47 5150
24.11.1983-23.05.1985 25 48 5225
24.05.1985-23.11.1986 25 49 5300
24.11.1986-23.05.1988 25 50 5375
24.05.1988-23.11.1989 25 51 5450
24.11.1989-23.05.1991 25 52 5525
24.05.1991-23.11.1992 25 53 5600
24.11.1992-23.05.1994 25 54 5675
24.05.1994-23.11.1995 25 55 5750
24.11.1995-23.05.1997 25 56 5825
24.05.1997-23.11.1998 25 57 5900
24.11.1998-08.09.1999 25 58 5975
09.09.1999-Reformun yürürlük tarihine kadar -- 60 7000
Reformun yürürlük tarihinden itibaren 2035’e kadar -- 60 9000(Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarakVe 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.)




B- İlk Defa 08.09.1999- Reformun Yürürlük Tarihi Arasında Sigortalı Olan Erkeklerin Emekliliği

İlk defa 08.09.1999 tarihi ile sosyal güvenlik reformunun yürürlük tarihleri arasında çalışmaya başlayan SSK sigortalılarına aşağıdaki şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacaktır;

a) Erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,

b) Erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,

Emeklilik primi ödemiş olmaları şartı ile emekli aylığına hak kazanacaklardır.

Yani, reformun yürürlük tarihinden önce işe girmiş olanlar için halen geçerli olan emeklilik yaşları ve şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

Halen hem memurlar, hem Bağ-Kur’lular hem de SSK’lılar için kadınlarda 58 ve erkeklerde de 60 yaş sınırı 1999’dan beri uygulanıyor.

Ayrıca, yaşlılıktan emeklilik de sistemin sigortası işlevini görüyor. Yani, kadınlarda 58 ve erkeklerde de 60 yaşına gelmesine rağmen prim gün sayısı yeterli olmayanlar da 5400 günle emekli olabiliyor.


ERKEK
YILLAR YAŞ
2008-2035 Değişmiyor
2036-2037 61
2038-2039 62
2040-2041 63
2042-2043 64
2044’ten itibaren 65
















C- İlk Defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra Sigortalı Olan Erkeklerin Emekliliği

İlk defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra sigortalı olacak erkekler için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 60, 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2044 yılında 65’e ulaşacaktır. Yıllar itibarıyla erkek sigortalılar için emeklilik yaşları aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi artacaktır.

Ancak, reformdan sonra işe girenlerde 2036 yılına kadar yaş koşulu değişmemekle birlikte prim gün sayısı 7000 gün sayısı her yıl 100’er gün artırılarak (7100, 7200, 7300… gibi) uygulanacak. Bu süre, 2028 yılında 9000'e ulaşacak. İlk defa 2028 yılında işe girecek olan bir sigortalının emekliliğinde 9000 gün prim ödeme şartı aranacak.


SSK’na Göre Normal Şartlarla Emekli Olacak KADINLAR İçin Hesaplama Tablosu


Kadın Sigortalıların Tamamlaması Gereken Yaş, Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı
İşe Başlama Tarihi Tamamlaması gereken sigortalılık süresi Tamamlaması gereken yaş Tamamlaması gereken prim ödeme süresi
01.04.1981 öncesi 20 Yok 5000
01.04.1981-08.09.1981 20 38 5000
09.09.1981-23.05.1984 20 40 5000
24.05.1984-23.05.1985 20 41 5000
24.05.1985-23.05.1986 20 42 5075
24.05.1986-23.05.1987 20 43 5150
24.05.1987-23.05.1988 20 44 5225
24.05.1988-23.05.1989 20 45 5300
24.05.1989-23.05.1990 20 46 5375
24.05.1990-23.05.1991 20 47 5450
24.05.1991-23.05.1992 20 48 5525
24.05.1992-23.05.1993 20 49 5600
24.05.1993-23.05.1994 20 50 5675
24.05.1994-23.05.1995 20 51 5750
24.05.1995-23.05.1996 20 52 5825
24.05.1996-23.05.1997 20 53 5900
24.05.1997-23.05.1998 20 54 5975
24.05.1998-23.05.1999 20 55 5975
24.05.1999-08.09.1999 20 56 5975
09.09.1999-Reformun yürürlük tarihine kadar Yok 58 7000
Reformun yürürlük tarihinden itibaren 2035’e kadarwww.sskemekli.com

Yok 58 9000(Kanunun yürürlüğe girdiği tarihle 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 7100 gün olarak Ve 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 7100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 9000 güne çıkacaktır.)




























































B- İlk Defa 08.09.1999- Reformun Yürürlük Tarihi Arasında Sigortalı







Olan Kadınların Emekliliği
http://www.sskemekli.com
İlk defa 08.09.1999-08.09.1999 tarihi ile sosyal güvenlik reformunun yürürlük tarihleri arasında işe giren kadın sigortalılara Sosyal Sigortalar Kanuna göre aşağıdaki şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacaktır.

a) Kadın ise 58 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün,
b) Kadın ise 58 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün,

Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartı ile yaşlılık (emekli) aylığına hak kazanacaklardır. Yani, 08.09.1999 tarihinden sonra sigortalı olan kadınlar kademeli emeklilikten yararlanamayacaklardır.

C- İlk Defa Reformun Yürürlük Tarihinden Sonra Sigortalı Olan kadınların Emekliliği

İlk defa reformdan itibaren sigortalı olacak kadınlar için emeklilik yaşı 2036 yılına kadar 58, 2036 yılından itibaren ise kademeli olarak artacak ve 2048 yılında 65’e ulaşacaktır. Yıllar itibarıyla kadın sigortalılar için emeklilik yaşları aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi artacaktır. http://www.sskemekli.com

KADIN
YILLAR YAŞ
2035’e kadar Değişmiyor
2036-2037 59
2038-2039 60
2040-2041 61
2042-2043 62
2044-2045 63
2046-2047 64
2048’den itibaren 65

SSK’lı özürlüler için bağlanacak aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamayacaktır.

Rapor oranı ve derecesi

Sigortalılık I. Derece II: Derece III: Derece

başlangıcı (Yüzde 80+) (Yüzde 60-79) (Yüzde 40-59)

05.08.1991 ve 15 yıl- 15 yıl- 15 yıl-

daha önce 3.600 gün 3.600 gün 3.600 gün

06.08.1991- 15 yıl- 15 yıl, 8 ay- 16 yıl,

05.08.1994 3.600 gün 3.680 gün 3.760 gün

06.08.1994- 15 yıl- 16 yıl, 4 ay- 17 yıl,

05.08.1997 3.600 gün 3.760 gün 3.920 gün

06.08.1997- 15 yıl- 17 yıl, 18 yıl,

05.08.2000 3.600 gün 3.840 gün 4.080 gün

06.08.2000- 15 yıl- 17 yıl, 8 ay 19 yıl,

05.08.2003 3.600 gün 3.920 gün 4.240 gün

05.08.2003’den 15 yıl- 18 yıl- 20 yıl-

sonra 3.600 gün 4.000 gün 4.400 gün

Labels:

Belirli süreli sözleşmeyle çalışanın işsizlik ödeneği

30 Haziran 2009 Salı

Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan ve işsizlik ödeneği için gerekli tüm şartları sağlayan sigortalı, sözleşme sona erdiğinde işsizlik ödeneği alabilir mi?

Belirli süreli hizmet sözleşmesiyle çalışan sigortalı, sözleşme süresinin bitimi nedeniyle işsiz kalması halinde, diğer şartları da taşıması kaydıyla işsizlik ödeneğine hak kazanır.

Belirli süreli sözleşmeyle çalışanın işsizlik ödeneği

Labels:

Memur kadrosuna geçerken almadığım tazminatımı alabilir miyim?

1982 yılında özel sektörde sigortalı olarak işe başladım. 1984 yılında 20 ay askerlik borçlanmasını ödedim. 1986-1987 yılları arasında yine özel sektörde çalıştıktan sonra 1988-1996 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde işçi kadrosunda hizmet yaptım. 1996 Mayıs ayında memur kadrosuna intibakım (hizmet birleştirmesi ile) yapıldı. 1998 yılında Celal Bayar Üniversitesi’ne geçtim. Toplam sigortalılık hizmet süremi internetten 5015 gün olarak hesapladım.
Emekliliğim hangikadro (memur mu, işçi mi) üzerinden olacak? Memur kadrosuna geçerken almadığım kıdem tazminatını emekli olurken alacak mıyım? Alacağım tazminat miktarı ne kadar olacak?

2829 sayılı hizmet birleştirmesine ilişkin Kanun gereğince memur statüsünden 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olursunuz. 1988-1996 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde işçi kadrosunda geçen hizmetlerinize ilişkin almadığınız kıdem tazminatı (memuriyette geçen hizmet toplamınız 30 yılı geçmezse), memuriyetten emekli olurken emeklilik ikramiyesi gibi hesaplanarak tarafınıza ödenir. Emekli olurken alacağınız bir yıllık
tazminat tutarı, bir yıllık emeklilik ikramiyesi kadar olur.

Memur kadrosuna geçerken almadığım tazminatımı alabilir miyim?

Labels:

Memur kadrosuna geçerken almadığım tazminatımı alabilir miyim?

1982 yılında özel sektörde sigortalı olarak işe başladım. 1984 yılında 20 ay askerlik borçlanmasını ödedim. 1986-1987 yılları arasında yine özel sektörde çalıştıktan sonra 1988-1996 yıllarında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde işçi kadrosunda hizmet yaptım. 1996 Mayıs ayında memur kadrosuna intibakım (hizmet birleştirmesi ile) yapıldı. 1998 yılında Celal Bayar Üniversitesi’ne geçtim. Toplam sigortalılık hizmet süremi internetten 5015 gün olarak hesapladım.
Emekliliğim hangikadro (memur mu, işçi mi) üzerinden olacak? Memur kadrosuna geçerken almadığım kıdem tazminatını emekli olurken alacak mıyım? Alacağım tazminat miktarı ne kadar olacak?

2829 sayılı hizmet birleştirmesine ilişkin Kanun gereğince memur statüsünden 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olursunuz. 1988-1996 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde işçi kadrosunda geçen hizmetlerinize ilişkin almadığınız kıdem tazminatı (memuriyette geçen hizmet toplamınız 30 yılı geçmezse), memuriyetten emekli olurken emeklilik ikramiyesi gibi hesaplanarak tarafınıza ödenir. Emekli olurken alacağınız bir yıllık
tazminat tutarı, bir yıllık emeklilik ikramiyesi kadar olur.

Memur kadrosuna geçerken almadığım tazminatımı alabilir miyim?

Labels:

Fiili hizmet zammı sigorta başlangıcını geri götürmez

Askerliğimi yedek subay olarak yaptım. Bağ-Kur’luyum. Emekli Sandığı askerliğimi 14 ay hizmet, 3 ay 15 gün de fiili hizmet zammı olarak gösteriyor. Bağ-Kur, fiili hizmet zammını emeklilik hesabında kabul etmiyor. Bu doğru mu? Doğru değilse Bağ-Kur’a nasıl ispat edebilirim? 23 yıl 8 ay Bağ-Kur hizmetim var. Başlangıç 15.06.1984. 01.01.1960 doğumluyum. Ne zaman emekli olabilirim?
Emekli Sandığı’na tabi olarak geçen hizmetlere ait fiili hizmet süresi zamları (FHZ) SSK veya Bağ-Kur’a tabi çalışanların hizmet birleştirmelerinde Emekli Sandığınca normal hizmet süresi olarak bildirilir ve tamamı emeklilikte geçerli hizmet süresinden sayılır. Ancak FHZ süreleri sigortalılık başlangıcını geriye götürmez ve yaştan düşülmez. 15.06.1984 Bağ-Kur başlangıcı ve öncesindeki Emekli Sandığı hizmetinize göre emeklilik için 47 yaş koşuluna tabisiniz. Yaşınız dolmuş, 25 tam yıllık sigortalılık süreniz de Emekli Sandığı hizmetinizle birlikte dolmuş olmalı. Birleştirilmiş hizmet sürenizin son kontrolünü yaptırıp emeklilik için başvurabilirsiniz.

Fiili hizmet zammı sigorta başlangıcını geri götürmez

Labels:

Ödenen primler hangi durumda geri alınabilir?

Okurlarımızdan aldığımız sorulara göre en çok merak edilen konulardan biri, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ödenen primlerin geri alınmasının mümkün olup olmadığına ilişkin…
Öncelikle, ödenen primlerin geri alınmasının, belli şartlarla mümkün olduğunu söyleyelim. Primlerin geri alınması, biri ‘yaşlılık toptan ödemesi’, diğeri ‘ölüme bağlı toptan ödeme’ olmak üzere iki şekilde oluyor.

Yaşlılık toptan ödemesi, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan sigortalının, yaşlılık (emekli) aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda söz konusu olabiliyor.

Ölüme bağlı toptan ödeme ise, sigortalının ölümü halinde, ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda söz konusu oluyor. Bu durumda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla hesaplanan ölüm toptan ödeme tutarı, sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına Kanun’da belirtilen hisseler oranında paylaştırılıyor.

İADE EDİLECEK PRİMLER

4/a (SSK) kapsamında ödenen primlerin iadesinde; 1 Ekim 2008 tarihinden önceki döneme ilişkin sigortalının kendisinin ve işverenlerinin ödediği, 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin ise sigortalının kendisi adına bildirilen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi iadeye konu oluyor.
4/b (Bağ-Kur) kapsamında ödenen primlerin iadesinde; 1 Ekim 2008 öncesi ve sonrası ayrımı olmaksızın sigortalının ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi iadeye konu oluyor.
Sigortalının, varsa hizmet borçlanmaları ile isteğe bağlı sigorta primleri de toptan ödemelerine dahil ediliyor. Ancak kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık ve analık sigortası) ile genel sağlık sigortası primleri iade edilmiyor.

1 EKİM 2008 ÖNCESİ İÇİN FAİZ YOK

İade edilecek primlerin 1 Ekim 2008 tarihinden önceki döneme ait kısmı için, 1 Ekim 2008 tarihine kadar faiz hesaplanmıyor. Faiz (güncelleme katsayısı), 1 Ekim 2008 tarihinden önce ödenmiş olan primlerin

1 Ekim 2008 tarihindeki tutarı ile 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ödenmiş primlere uygulanıyor.
Buna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önceki döneme ilişkin iade edilecek primlerin 1 Ekim 2008 tarihindeki tutarı, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren; 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki her yıla ait prim tutarları ise primin ait olduğu yıldan itibaren, yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek, toptan ödeme şeklinde ödeniyor.

GÜNCELLEME KATSAYISI

Güncelleme katsayısı; her yılın aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan en son temel yıllı (2003) TÜFE değişim oranının yüzde 100′ü ile sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) gelişme hızının yüzde 30′nun toplamına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucu bulunan değeri ifade diyor.

İADE İÇİN BAŞVURU

Sigortalıya yapılacak iade için, 4/a sigortalılarının çalıştığı işten ayrıldıktan, 4/b sigortalılarının işyerini kapattıktan sonra, örneği SGK’ca hazırlanan tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi ile başvurması gerekiyor.

Hak sahiplerine yapılacak ölüm toptan ödemesi için ise hak sahiplerinin, örneği SGK’ca hazırlanan tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi ile başvurmaları gerekiyor. Tahsis talep dilekçesine ayrıca;

l 18 yaşını doldurmayanlar hariç, ortaöğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi

,

l Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu, eklenmesi gerekiyor.

Ödenen primler hangi durumda geri alınabilir?

Labels:

Sağlıkta ortak çözüm

Özellikle son birkaç yıl içinde sağlıkta büyük bir değişim yaşandı. Belki birkaç yıl önce bir çok kişinin hayal bile edemeyeceği bu dönüşüm sonucunda artık serbest eczanelerden ilaçlarımızı alabiliyor, özel hastanelerde tedavi olabiliyoruz. Bu değişimde amaç özel sektörün dinamik ve rekabetçi yapısıyla sağlıkta maliyetleri daha aşağıya çekmesi ve ülke kaynaklarının daha etkin kullanılması idi.

Şüphesiz sağlığa ulaşmadaki bu kolaylık ve bazı suistimaller sistem üzerindeki mali yükleri önemli oranda artırdı.

“Sağlık kurumları bindiği dalı kesiyor” (26/08/2005-Dünya); “El çek ilacımdan tabip” (01/07/2006-Star); “Sağlık sistemi nasıl iflasa koşuyor” (10.04.2008-Star) başlıklı yazılarımda konunun önemine birkaç kez değindim.

26 Ağustos 2005 tarihli bir köşe yazımda aynen “Sağlık kurumları bindiği dalı kesiyor” diye yazmıştım. Bu yazımda, “Eğer sağlık kurumları kendilerine çekidüzen vermez ve “hastaları yolunacak kaz”, sosyal güvenlik kurumlarını da “vurgun kapısı” olarak görmeye devam ederlerse sistem hızla çökecek. Sağlık kurumlarının (bilhassa özel sağlık kurumları tarafından kurulan derneklerin) etik değerleri ortaya koyması ve bu etik değerlerin denetiminin yine bu dernekler tarafından yapılması halinde suiistimaller en aza inecektir.” Diye yazmışım. Aradan geçen 4 yıla yakın bu süre içinde ne kadar haklı olduğumu görmemden dolayı hiç de mutlu değilim.

İşte sistemdeki aksaklıkların ortadan kaldırılması ve suistimallarin önlenerek ortak bir noktada buluşulması amacıyla Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve sektördeki diğer temsilcilerin yanı sıra, Türkiye’deki Özel Hastane yöneticileri bir araya geldi. OHSAD’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantılarda sorunlara ortak bir çözüm aranıyor.

Sosyal güvenlik reformu olarak adlandırılan 5510 sayılı Kanunla birlikte çok önemli düzenlemeler yapıldı ve sağlık açılımda yeni bir döneme girildi. Sistemde bazı sancılar olmakla birlikte SGK Başkan Vekili Fatih Acar’ın ifade ettiği gibi, 1 yıl içinde bu sorunların konuşulmayacağı, ortak bir paydada buluşulacağını ümit ediyoruz.

Özellikle SGK’nın elektronik alt yapısında yeniliklerle birlikte Medula 3 sistemini 1 Nisan 2009 itibariyle devreye sokmasıyla birlikte elektronik kayıt sistemi ile verilerin elektronik ortamda takibi yapılmaktadır. Sağlık Uygulama Tebliğindeki kuralların bir çoğu elektronik ortamda takip edilip hatalar düzeltilecek.

Sağlıkta SGK tarafından aylık ortalama 2,3 Milyar TL ödeme yapılmaktadır. 2002 yılında 7,6 Milyar TL olan sağlık harcamaları sürekli bir artışla birlikte 2008 yılında yaklaşık 23,6 Milyar TL’ye yükselmiştir. Ülke içindeki tüm sağlık harcamalarının 2008 yılındaki tutarının 51 Milyar USD olduğu tahmin edilmektedir.

Özellikle gereksiz ilaç kullanımı sağlık sistemini ciddi şekilde tehdit etmektedir. İlaç tüketimindeki reel artışa bakıldığında 2002 yılına göre yüzde 153,9 oranında bir artış gerçekleşmiştir. İlacın sağlık harcamaları içindeki payı yaklaşık üçte birdir.

2009 yılı Mart ayı içinde ilaç harcamalarına 1.12 Milyar TL ödenmiş ve 23 milyon reçete düzenlenmiştir. Mutlaka ilaçta sahte ilaç ve küpür yazımının önüne geçilmelidir. Bu amaçla kare barkod sistemine geçilerek. sahte ilacın önü kesilmelidir.

SGK tarafından yapılan denetimlerde yılda 93 MR çekilen, yılda 163 göz ameliyatı olan bir hastanın tespit edilmiş olması son derece düşündürücüdür. Ancak, sınırlı sayıdaki kişinin hatası tüm sektöre mal edilmemelidir. Çürük elmalar ayıklanırken sisteme uygun davranan dürüst sağlık kuruluşlarının zarar görmesi önlenmelidir.

Danıştay’ın iptal ettiği 10 TL katılım payı alınması uygulamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Hastaneler A-B-C-D kategorilerine ayrılarak farklı kalitede hizmet veren hastanelerin ayrıştırılması sağlanmalıdır. Hizmetin ve hastane kalitesinin, yapılan yatırımların aynı olmadığı düşünüldüğünde bunun elzem bir konu olduğu görülmektedir. Özel sağlık kuruluşlarının bir diğer yakındığı konu olan tüm sağlık kurumları için aynı sözleşme bedeline göre en fazla yüzde 30 ilave ücret alınması sorunu çözülmelidir.

Sağlıktaki bu düzenlemelerden kaynaklanan sorunlar, paydaş tüm tarafların katılımı ve mutabakatı ile çözülmelidir. Sistemi ıslah ederek iyileştirmek varken, özel sağlık kurumlarını zor durumda bırakmak kimseye bir şey kazandırmaz. Sistem çöktüğünde, bundan hepimiz büyük zarar görürüz. Sistemi suistimal edenler en ağır şekilde cezalandırılmalı, ancak dürüst kuruluşların da ağır bedel ödemeleri önlenmelidir. Burada da özellikle OHSAD’a (Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği) büyük yükümlülükler düşüyor.

Sağlıkta ortak çözüm

Labels:

Hasta Babam Nasıl Erken Emekli Olabilir

09.08.1966 doğumlu babam 18 aylık askerliğinden sonra 01.06.1988 tarihinde sigortalı işe girdi. Askerlik borçlanmasıyla birlikte toplam 4 bin 800 günü var. 1999’da hepatit B hastalığına yakalandı ve hala tedavisi devam ediyor. Bu nedenle ağır iş yapamıyor. Babam ne zaman emekli olabilir? Şu anda emekli olma olasılığı var mıdır? Varsa ne şekilde olduğunu açıklar mısınız?

Vermiş olduğunuz bilgilere göre babanızın 4/a sigortalısı (SSK’lı) olarak normal emekli olması için 50 yaşını dolduracağı 09.08.2016‘da 5 bin 375 güne sahip olması gerekiyor. Babanızın bu tarihten önce emekli olabilmesi ya malûl olmasına veya engellilere tanınan yaşa tabi olmaksızın emeklilik hakkından yararlanmaya hak kazanıp kazanmamasına bağlıdır. Malûllük aylığı için gerekli sigortalılık süresi ve gün sayısına sahip olduğu göz önüne alınarak SGK’ca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlar sonucu çalışma gücünü en az yüzde 60 oranında yitirmiş olduğunun SGK Sağlık Kurulu’nca da onaylanmış olması gerekiyor.

Söz konusu kurullarca verilen rapor oranı yüzde 60’dan az ve yüzde 40’dan fazla olduğu saptanmış ise bu defa özürlülere tanınan haktan yararlanarak emekli olması mümkündür. Bunu SGK ile sözleşmeli bir sağlık kurumundan alacağı çalışma gücünü en az yüzde 40 oranında kaybetmiş olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporunun SGK Sağlık Kurulunca onanmasıyla sağlayabileceği gibi engellilere özgü vergi indiriminden yararlanma hakkını kazanarak da sağlayabilir. Vergi indirimine dayalı bu hakkı isteyen engelli çalışanın fiilen çalışmakta olduğu işyerinden alacağı o işyerinde çalışmakta olduğuna ilişkin belgeyle birlikte nüfus kâğıdının örneği ile illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Malmüdürlüğü’ne bir dilekçe ile başvurması gerekiyor. Bu kurumlar aracılığıyla Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde sağlık kurulu raporunu düzenlemeye yetkili hastanelere sevk edilir ve Maliye Bakanlığı Başhekiminin başkanlığında, Sağlık Bakanlığı’nca görevlendirilecek iki uzman hekim ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca görevlendirilecek bir uzman hekimden ve Gelirler Genel Müdürlügü’nün bir temsilcisinden oluşan Merkez Sağlık Kurulu’nca kabul edilecek sağlık kurulu raporu sonucu çalışma gücünü en az yüzde 40 oranında kaybettiği saptanırsa buna dair vergi indirim hakkı kazanır ve işvereninden alacağı ücrette bir ay dahi bu indirim hakkından yararlanması halinde yaşa tabi olmaksızın hemen emekli olabilir.
Hasta Babam Nasıl Erken Emekli Olabilir

Labels:

İsteğe bağlıdan en geç Mart 2012′ye kadar çıkın

21 Haziran 2009 Pazar

Eşim 1975 Mart doğumlu. 18.11.1996 günü bir dershanede öğretmen olarak işe başladı. Toplam 1.460 SSK günü var. Bundan sonra da 2.610 gün isteğe bağlı ödedi ve 4.070 günü oldu. 53 yaşında SSK’dan emekli olabilmesi (58 yaşında Bağ-Kur’dan emekli olmaması için) isteğe bağlı sigortadan en geç ne zaman çıkıp normal çalışan gibi prim ödeyelim?

Eşiniz hanımefendi, 5.900 gün sayısı ile 53 yaşında (2028 Mart) SSK’dan emekli olur. Bunun için de en geç Mart 2012′ye kadar isteğe bağlı sigorta primi ödemenizde herhangi bir sakınca yok. Biliyorsunuz daha önce de bu köşede dile getirmiştim; 1 Ekim 2008′den sonra ödenen isteğe bağlı (SSK ve Bağ-Kur) primlerinin hepsi eski başlayan-yeni başlayan ayrımı olmaksızın Bağ-Kur’a sayılıyor. Bu sebeple 1 Ekim 2008′den sonra isteğe bağlıda 3,5 yılı (1.260 gün) tamamlamadan ayrılmayın. Kalan prim ödeme gününü de eşiniz bir işyerinde çalışarak tamamlamalı. Fakat, eşinizin şu an 3.600 günden fazla prim ödeme günü var olduğundan bundan sonra prim ödemeseniz bile 58 yaşında (2033 yılında) SSK’dan emekli olma hakkı cebinde olduğundan, bu şıkkı da değerlendirin isterseniz.

İsteğe bağlıdan en geç Mart 2012′ye kadar çıkın

Labels:

Yetim öğrenci, askere gitse de aylığı devam eder

Vefat eden emekli polis babamdan dolayı yetim maaşı alıyordum. Açık Öğretim Fakültesi’nde işletme okurken de aylığımı almaya devam ettim. Öğrenciliğim sürerken askere gittim. Emekli Sandığı’na öğrenci belgesini askerde iken de gönderdim. Durumu o zaman telefon ile Emekli Sandığı’na sordum, bana ‘Sorun olmaz.’ dediler. Ben de almaya devam ettim. Askerden dönünce de 5-6 ay kadar maaş aldım ve daha sonra evlendim. Evlenince (24 yaşında) yetim aylığının kesilmesini talep ettim. Bir süre sonra Emekli Sandığı’ndan bir kağıt geldi. Askerdeyken ödenen aylığın haksız olduğu belirtilerek faizi hariç 5 bin TL’yi bulan parayı iade etmemi istediler. Ne yapmalıyım?

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu gereğince, (Madde 74) “Ölüm tarihinde 18 yaşını, ortaöğrenim yapmakta ise (20) ve yükseköğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış erkek çocuklara aylık bağlanır. Ölüm tarihinde 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmamaları nedeniyle aylık bağlanmamış erkek çocuklara, öğrenim durumlarına göre yukarıdaki bentte belirtilen yaşları geçmemek şartıyla aylık bağlanır. Yetim aylığını almakta iken öğrenim durumlarına göre yukarıda belirtilen yaşları doldurmaları veya öğrencilik durumlarının sona ermesi nedeniyle aylıkları kesilen veyahut ortaöğrenimde 20 yaşını doldurmuş olmaları nedeniyle aylık bağlanmamış erkek çocuklardan, yukarıda belirtilen yaşları geçmemek şartıyla yeniden veya ilk defa öğrenci olanlara öğrenci oldukları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra ve 20 yaşını doldurmadan önce ilk ders yılında yükseköğrenime başlayan erkek çocukların aylıkları aralıksız ödenir. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra yükseköğrenime devam edebilmek için yurtdışında yabancı dil öğreniminde geçen sürenin en çok bir yılı ile master ve lisansüstü uzmanlık öğrenimlerinde geçen sürelerin tamamı yükseköğrenimden sayılır. Bir yükseköğrenimin bitirilmesinden sonra ikinci bir yükseköğrenimde geçen süreler ile doktora veya ikinci defa yapılan master veyahut lisansüstü uzmanlık öğreniminde geçen sürelerde aylık ödenmez…”

Yani, öğrenci olmanız babanızdan kalan yetim aylığını alabilmeniz için yeter şarttır. Burada öğrencilik sıfatı devam ederken askere gitmeniz yetim aylığının kesilmesini gerektirmez. Esas sorulması gereken, askerliğiniz devam ederken de öğrenci olup olmadığınızdır. Şayet, öğrenciliğinize ara vermemişseniz; Emekli Sandığı yetim aylığınızı kesemez ve ödediklerini de geri isteyemez. Tersi durum varsa yani öğrenci olmadığınız dönemler varsa bu kere Sandık size ödediklerini faiziyle birlikte geri isteyebilir.

Öte yandan 5434 sayılı kanunun gerek 77. ve 93. maddesine göre evli erkek çocuklara yetim aylığı verilmemektedir. Siz de evlendiğiniz tarihi takip eden ay başından itibaren öğrenci dahi olsanız yetim aylığınızı kaybedersiniz.

Yetim öğrenci, askere gitse de aylığı devam eder

Labels:

Dava açarsanız boşa yere zaman ve para kaybedersiniz

Soru: 18 Ocak 1991 tarihinden itibaren 1580 gün maliyede vergi mükellefiyet kaydım var. Ancak Bağ-Kurda kaydım yok. Bağ-Kur kayıt yapmıyor. Mahkemeye dava açsam bu günleri kazanabilir miyim?

Cevap: Boşa dava açar, boşa masrafa girersiniz. Vergi mükellefiyeti devam etmesine rağmen, Bağ-Kura süresi içinde kayıt ve tescilini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülükleri 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren başlatılıyor. Bağ-Kura en erken 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren tescil yaptırılabilir(vergi mükellefi olmak kaydıyla) Bağ-Kura 18 Ocak 1991 den itibaren kayıt yaptırmanız mümkün değil.

Dava açarsanız boşa yere zaman ve para kaybedersiniz

Labels:

390 daha prim öderseniz emekli olursunuz

Soru: 1 Ocak 1955 İstanbul doğumluyum. Sigortaya ilk girişim 1971 de yapıldı. Bugüne kadar toplam 3210 gün prim ödemem var. 20 ay askerlik dâhil. Emekliliğime ne kadar daha ödemem gerekir cevaplarsanız çok sevinirim.

Cevap: En erken kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilirsiniz. 8 Eylül 1999 tarihinde 23 yıldan fazla süredir sigortalı olduğunuzu için, eski yasa hükümlerine göre emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 55 yaş şartlarına tabisiniz. 390 gün daha prim ödeyerek 3210 gün olan prim ödemenizi 3600 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz.(ara vermeden prim öderseniz Temmuz 2010 ayında)

390 daha prim öderseniz emekli olursunuz

Labels:

Eski yasaya tabisiniz

Soru: Doğum tarihim 1 Ocak 1957, sigortalı işe giriş tarihim 1 Ocak 1976 dır. SSK toplam 2860 gün prim ödemem var. Bağ-Kura da 941 gün prim ödedim. 2003 yılından beri SSK lı olarak çalışıyorum. 8 Eylül 1999 dan önceki kanundan yararlanabilir muyum? En erken ne zaman emekli olabilirim?

Cevap: 8 Eylül 1999 tarihi itibariyle 23 yıldan fazla süredir sigortalı olduğunuzdan eski kanun şartlarıyla emekli olacaksınız. Eski yasaya göre; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 55 yaş şartlarına tabi olarak, bundan sonra prim ödemeseniz de 55 yaşınızı dolduracağınız 1 Ocak 2012 de kısmi yaşlılık aylığı ile emekli olabilirsiniz.

Eski yasaya tabisiniz

Labels:

Prim yeterli 49 yaşı beklemeniz gerekiyor

Soru: 1 Ocak 1964 doğumluyum. İlk işe giriş tarihim 15 Nisan 1987’dir ve halen çalışmaktayım. İlk işe giriş tarihim askerlikten sonra olduğundan dolayı 18 ay askerlik borçlanmamı yatırdım. Prim gün sayım 8052 bu şartlarda ne zaman emekli olabilirim?

Cevap: Askerliğinizi başlangıç tarihinden önce yaptığınızdan borçlanma, sigorta başlangıç tarihinizi 18 ay geri götürerek emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5300 gün prim ödeme ve 49 yaş şartlarına tabi olmanızı sağlıyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemeseniz de 49 yaşınızı dolduracağınız 1 Ocak 2013 tarihinde emekli olabilirsiniz.

Prim yeterli 49 yaşı beklemeniz gerekiyor

Labels:

Hiçbir geliri olmayanda tek mesken için emlak vergisi ödemeyecek

Soru: İşsizim. Gelirim yok. 100 m2 bir dairem var. Emlak vergisi ödeyip ödemeyeceğim hususunda bilgi verebilir misiniz?

Cevap: Brüt 200 m2’yi geçmeyen tek konuta sahip sizin gibi işsiz olup toplam gelir tutarı 19.800 TL yi aşmayanlar sıfır oranlı Emlak Vergisi uygulamasından yararlanarak, 2009 yılı içinde emlak vergisi ödemeyecekler. 19.800 TL aşan tutarda geliriniz(faiz, repo, bono vb. gelir) olmadığından 200 m2 nin altındaki tek daireniz için emlak vergisi ödemeyebilirsiniz. Bunun için emlak vergisi yönünden bağlı olduğunuz Belediyeye işsiz olup hiçbir geliriniz olmadığından sıfır oranlı emlak vergisinden yararlanmak talebi ile başvuru yapmanız gerek..

Hiçbir geliri olmayanda tek mesken için emlak vergisi ödemeyecek

Labels:

SSK ödediğiniz primler yanmaz

Soru: Biz iki kardeşiz. 2004 yılında limitet şirket kurduk. İkimizde SSK’lı olarak prim ödüyoruz. Ama ikimizin de ilk kurucu olarak Bağ-Kurlu olması gerekiyormuş. Ben SSK’ya ara vermeden geçiş yaptım ama kardeşim ara vermişti ve SSK’lı olarak şirkete prim ödüyoruz. Acaba benim ve kardeşimin ödediği primlerin yanma olasılığı var mı?

Cevap: Şirket kurduğunuz da sigortalı olduğunuz ve ara vermeden sigortanız devam ettiğinden, Bağ-Kurlu olmanıza gerek yok. SSK ya ödediğiniz primlerin yanması söz konusu olmaz. Kardeşiniz gibi süresinde Bağ-Kura kayıt ve tescilini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü 1 Ekim 2008 den itibaren başlatılıyor. Kardeşiniz 1 Ekim 2008den önce sigortalı ve bu tarihten itibaren sigortası kesintisiz devam ediyorsa kardeşinizin de Bağ-Kurlu olmasına gerek yok. Ancak; 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle sigortalı değilse bu tarihten itibaren, bu tarihte sigortalı ve bu tarihten sonra sigortası kesintiye uğramışsa, kesintiye uğradığı tarihten itibaren Bağ-Kurlu(yeni adıyla 4/b sigortalısı) olmak zorunda.

SSK ödediğiniz primler yanmaz

Labels:

Ölüm geliri bağlanamıyordu, artık bağlanabilecek

Çırak ve stajyerken iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslek kazanma gücü kaybına uğramış ve bu nedenden dolayı işgöremezlik geliri bağlanmış bulunan sigortalıların da ölümleri halinde yukarıda belirtilen koşullarla hak sahiplerine (Eş ve çocuklarına yahut ana babalarına) ölüm geliri bağlanabilecek.

Bu kapsamdakilere bağlanacak işgöremezlik ödenekleri hesabında, işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücretin dikkate alınması gerekiyor.

Ölüm geliri bağlanamıyordu, artık bağlanabilecek

Labels:

Yeni dönemde sürekli işgöremezlik ödeneği bağlanması hususu yeniden düzenlenmiş bulunuyor.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın birinci fıkraya göre belirlenen tutar, hak sahiplerine gelir olarak bağlanması gerekiyor.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında (yüzde 10’dan çok) kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik gelirinin hak sahiplerine gelir olarak bağlanması gerekiyor.

Yeni dönemde sürekli işgöremezlik ödeneği bağlanması hususu yeniden düzenlenmiş bulunuyor

Labels:

Çırak ve Stajyerlerin Sürekli İşgöremezlik Geliri Yönünden Yeni Hakları

Dün çırak ve stajyerlerin yeni dönemdeki sigortalılık uygulamasından söz etmiştik. Bugün de 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni bir haklarından söz edeceğiz.

Çıraklık ve stajyerlik sigortalılığında yalnızca kısa vadeli sigorta kolları, yani iş kazası meslek hastalığı ve hastalık sigortaları kolundan prim ödenmesine karşılık sürekli işgöremezlik ödeneği hakkı bakımından bu sigortalılar önemli bir haktan yoksun bulunuyorlardı.

O da çıraklık ve stajyerlik dönemlerinde iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma güçlerinde meydana gelen kayıp nedeniyle sürekli işgöremezlik geliri bağlananların kayıp oranları yüzde 50’den fazla olsa bile ölümleri halinde bu gelirleri hak sahibi ailelerine bağlanmıyordu.

Oysa aynı dönemde diğer sigortalılardan iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı için gelir bağlananlardan en az yüzde 50 oranında kayba sahip olanların bu gelirleri ölümlerinde hak sahiplerine bağlanabiliyordu.

Çırak ve Stajyerlerin Sürekli İşgöremezlik Geliri Yönünden Yeni Hakları

Labels:

10 yılı doldurup kıdem tazminatı alabilir miyim?

Soru: “bir işçi bir işyerinde 10 yılın üzerinde çalışmış ise işverenle mutabık kalarak kıdem tazminatını alır ve kıdemini sıfırlayabilir” diye bir şey duydum. Bunun doğruluk derecesi nedir acaba?

Cevap: Değerli okurum, bahsettiğiniz konu 3600 günle SSK’dan emeklilik konusu olmalı ama yanlış anlamışsınız. Eğer bir işçi yaştan emeklilik konusunda, 3600 günü ve 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmuşsa, SGK’dan alacağı bir yazı ile işverenden kıdem tazminatını alır ve işten ayrılarak emeklilik için yaşı bekleyebilir. Bunun dışında da işçi ile işveren her zaman anlaşıp, girdi-çıktı yaparak kıdemi sıfırlayabilir.

10 yılı doldurup kıdem tazminatı alabilir miyim?

Labels:

Blogger Theme By:GosuBlogger and Araba Modelleri .